Bilinmeyene Yolculuk’un yeni bölümünde ünlü arkeolog Josh Gates, Karahantepe ve Göbeklitepe kazı alanlarını ziyaret ederek, bu iki neolitik mucizenin sırlarını ve insanlık tarihindeki yerini derinlemesine inceliyor.

Geleneksel tarih anlatısı, insanın önce tarımı bulduğunu, sonra yerleşik hayata geçip tapınaklar inşa ettiğini söylerdi. Ancak Karahantepe ve Göbeklitepe bu teoriyi tamamen tersine çeviriyor. Buradaki insanlar henüz avcı-toplayıcıyken, yani tarım henüz başlamamışken, devasa anıtsal yapılar inşa etti.
Karahantepe’de bulunan sanat eserleri; sadece kaba taş işçiliği değil, estetik bir kaygı taşıyan, derinliği olan heykellerdir. Videoda da bahsedilen o meşhur "sırtında bir leopar taşıyan insan" figürü gibi eserler, o dönem insanının zihinsel dünyasının ne kadar karmaşık ve sanatsal açıdan gelişmiş olduğunun kanıtıdır.

Göbeklitepe, devasa hayvan figürleri ve sembolizmiyle doğayı ve vahşi yaşamı merkeze alırken; Karahantepe’de tablo değişmeye başlıyor. Karahantepe'nin en belirgin özelliği, insan figürünün ön plana çıkması. Arkeologlar burada, kayaya oyulmuş devasa bir insan başı ve bu başın çevresinde ritüelistik bir düzende dizilmiş dikili taşlar buldular.

"İnsan başı" heykeli, o dönemin insanının artık sadece doğayı gözlemlemekle kalmadığını, kendi varlığını, kimliğini ve belki de "ata" kültünü kutsallaştırmaya başladığını gösteriyor. Karahantepe, insanın evrendeki yerini sorgulamaya başladığı ilk büyük sahne gibi görünüyor.

Karahantepe’nin kalbi sayılabilecek "AB Yapısı", bölgedeki en etkileyici buluntulardan biri. Bu yapı, ana kayaya oyulmuş 11 adet fallik sütun ve duvardan çıkan insan başı heykeliyle dikkat çeker. Uzmanlar, buranın bir "geçiş ritüeli" alanı olabileceğini düşünmekte.

