Amerika'da Altına Hücum döneminin bilinmeyenleri

Altın Peşinde yeni bölümleri ile DMAX'te devam ederken, altın tutkusunun ilk başladığı döneme doğru bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.

1. Kaliforniya Altına Hücum Edilen İlk Yer Değildi

Bu onur aslında başka bir ABD eyaleti olan Kuzey Karolina’ya ait. Sutter Değirmeni’nde bulunan ilk altından 50 yıl önce, Cabarrus bölgesinde bulunan yaklaşık 8 kiloluk altın parçası ilgiyi bu bölgeye toplamıştı. Bunun sonucunda 30 binden fazla insan uzun süre bölgede altın madenciliği yaptı. ABD hükümetinin bastığı birçok altın para Kuzey Karolina altınlarıyla gerçek oldu.

2. İlk Altın Sutter Değirmeni’nde Bulundu

Sahip olduğu araziyle Altına Hücum döneminin simgesi haline gelen John Sutter, borçları yüzünden Avrupa’dan 1830’larda kaçmak zorunda kalmış bir İsviçreliydi. Yıllarca Kuzey Amerika’yı gezdikten sonra 1839 yılında şimdi San Francisco olarak bilinen Yuerba Buena isimli küçük bir kasabaya yerleşmeye karar verdi.

Meksika bölge hükümetinin de desteğiyle Sutter kendisine ait 200 kilometrekarelik alanda “New Helvetia” adını verdiği bir tarım topluluğu kurmak istiyordu. İsmi Latincede “Yeni İsviçre” anlamına gelen bu köy, kuzeye göç edenler için bir uğrak nokta haline geldi.

Bölgeye gücünü Amerikan Nehri’nden alan bir testere değirmeni kurmak isteyen Sutter’ın çalışanlarından biri, inşaat sırasında bir parça altın buldu. Sutter her ne kadar konuyu gizli tutmaya çalışsa da haberler hızlı yayıldı ve yalnızca birkaç ay içinde kendi çalışanları bile işten ayrılıp altın aramaya başladı.

3. Amerikan Tarihinin En Büyük Toplu Göçlerinden Biri Yaşandı

1848’in Mart ayında Kaliforniya bölgesinde aşağı yukarı 157 bin insan yaşıyordu. Bunların 150 bin tanesini Amerikan yerlileri, 6 bin 500 kadarını o dönem Californios denen hispanik kökenli insanlar oluşturuyordu.
Bu tarihten sadece 20 ay sonra büyük göçün etkisiyle Amerikalı olmayan insanların sayısı 100 binin üzerindeydi ve insanlar gelmeye devam ettiler. 1850’lerin ortasına geldiğimizde bölgeye 300 bin yeni insan gelmişti ve Amerika’daki her 90 insandan 1’i Kaliforniya’da yaşıyordu.

Bütün bu insanlar ve yanlarında getirdikleri Kaliforniya’nın eyalet oluşunu hızlandırdı. ABD hükümeti toprağı satın aldıktan sonra 2 yıl içinde Kaliforniya ABD’nin 31. eyaleti oldu.

4. Altına Hücum Dünyanın Dört Bir Yanından Göçmenleri Getirdi

Doğruyu söylemek gerekirse 1850’de Kaliforniya nüfusunun yüzde 25’ini Amerikalı olmayanlar oluşturuyordu. Haberlerin doğu yakasına yayılması biraz daha yavaş olduğu için ilk göçmenlerin birçoğu Güney Amerika ve Asya’dan geldi. 1852’de yalnızca Çin’den 25 bin göçmen Amerika’ya ulaşmıştı. Altın bu kadar çok kişi arasında bölüşülmeye başlanınca da göçmen karşıtı görüşler ortaya çıktı. Hal böyle olunca Amerikan hükümeti duruma müdahale etti ve Yabancı Madenci Vergisini duyurdu. Bu durumda Amerikan vatandaşı olmayan madencilerin ayda 20 dolar (Günümüze oranla yaklaşık 500 dolar) bir vergi ödemesi gerekecekti.

Bu uygulama zaman içinde son buldu fakat 1852’de güncellenerek geri geldi. Bu yeni yasa özellikle Çinli madencileri ayırıyordu ve onların her ay 2 dolar ödemesini gerektiriyordu. Yabancı madencilere karşı olan görüşle beraber bölgede cinayet haberleri normalleşmeye başladı.

Yine de hiçbir etnik grup Amerikan yerlileri kadar zarar görmedi. Altına Hücumla geçen 20 yıl içerisinde 100 bin Amerikan yerlisinin hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Bunların çoğu hastalık ve madencilik kazaları ile hayatını kaybederken, 4 bin Amerikan yerlisinin de cinayete kurban gittiği bilinmektedir.

5. Altına Hücum’da Erkek Nüfusu Arttı

Dönem sürecinde yüz binlerce insan Kaliforniya’ya ulaştı fakat neredeyse hiçbiri kadın değildi. 1852 yılından gelen bir veriye göre o dönem burada madencilik ile uğraşanların yüzde 92’si erkekti.

Göçe dâhil olan az sayıda kadın ise yeni büyüyen şehirler, restoranlar, salonlar ve otellerde buldukları işlerde çalıştılar. Hatta bazı örgütleşen kadın grupları, bölgeye daha fazla kadının gelip şiddeti azaltması adına çağrılarda bulundu. Kaliforniya’daki altın sektöründeki kadın sayısı zamanla arttı. Fakat 1860’da bile bu sayı yüzde 19’u geçmiyordu.

6. San Francisco Şehri Altın Arayanların Terk Ettiği Gemilerden İnşa Edildi

Altına Hücum dendiğinde aklınıza yüz binlerce insanın trenlere doluşarak bölgeye gittiği görüntüler gelebilir. Fakat buraya göç edenlerin çoğu bunu gemiler vasıtasıyla başarmıştı ve birçoğunun da geri dönüş bileti yoktu. Birkaç ay içerisinde San Francisco Limanı, sahipleri ve tayfası altın aramaya gittiği için terkedilmiş halde bekleyen gemiler ile dolmuştu.

Yeni kurulan şehirde nüfus artmaya başlayınca ahşap ihtiyacı bir hayli arttı ve limanda bekleyen gemiler parçalanarak inşaat malzemesi olarak satıldı. Binlerce ev, banka, salon, otel ve diğer bina bu gemilerden çıkan parçalardan inşa edildi.

Bugün geçen 150 yıldan sonra bile arkeologlar limanın yakınlarındaki şehirlerden gemi parçaları hatta bütün gemiler çıkartmaktadırlar.

7. Altın Arayışı Pahalı Bir İşti

Kuzey Kaliforniya’ya altına hücum için doluşan insanların çok azı yanlarında giydikleri kıyafetlerden fazlasını getirmişti. Oraya vardıktan sonra yemek, eşya ve diğer erzak ihtiyaçları doğdu. San Francisco’da bulunan işletmeler bu ihtiyaçları karşılamaya çok heveslilerdi, fakat iyi bir fiyat karşılığında.

Bölgede kalan birçok insan zorluk içinde kazandıkları dolarları temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmak zorunda kaldılar. Özellikle bu durumun patlama yaptığı 1849 yılına bakarsak, tek bir adet yumurta günümüz parası ile 25 dolara alıcı buldu. Yarım kilo kahvenin 100 dolara, bir çift kullanılmış botun ise 2 bin dolara satılıyor olması bu işe girenleri bir hayli zorladı.

8. Altın Arayanlara Hizmet Verenler Daha Zengin Oldu

Altına hücum göçü devam ederken birçok insan altın aramayı bırakarak, göç eden insanların ihtiyaçlarını karşılayacak işletmeler kurdular. Hatta Amerika Birleşik Devletleri’nin temelini oluşturan birçok büyük sanayici, işlerini Altına Hücum döneminde kurdu.

Daha sonra Şikago’da bir et krallığı kuracak olan Philip Armour, altın avcılarının kullanacağı savaklar (su akışını düzenleyen bir araç) üreterek milyoner oldu. John Studebaker, otomobil sektöründen bir servet kazanmadan önce altın arayıcılarına maden vagonları üretiyordu. Henry Wells ve William Fargo, bölgede artan nüfusu gördükten sonra orada bir ofis açmaya karar verdi ve bu firma ABD’nin önde gelen bankacılık kurumlarından biri haline geldi.

Altına hücum döneminde patlama yapan bir diğer kişi de birçok kişinin tanıdığı Levi Strauss’dan başkası değil. Almanya doğumlu terzi, 1850’de San Francisco’ya çadır ve vagon örtüleri satan bir dükkân açma amacıyla geldi. Fakat burada işçilerin kıyafetlerinin günlük 16 saatlik çalışma temposunu kaldırmadığını fark etti. İlk Levi’s kot pantolon dükkânını San Francisco’da açtı.

9. Altını Bulmak Yetmiyordu

San Francisco’ya geldikten sonra her şey yolunda gitse ve bir sürü altın da bulsanız işiniz bitmiyordu. Dönemin şartlarında bulduğunuz altını sağ salim bir şekilde evinize geri götürmek çok zordu. Artan suç oranlarıyla birlikte şehrin etrafı altın peşine düşmüş haydutlarla dolup taşmıştı.

Bir diğer yandan yorgunluk ve hastalıklar da hiç kimseye yardımcı olmuyordu. Birçok insan altını bulduğu halde ya geri dönemedi, ya da altınını haydutlara kaptırdıktan sonra eli boş olarak döndü.

10. Hücum Başladığı Gibi Hızlı Bitti

Altına Hücum devri Kaliforniya için önemli bir kilometre taşı oldu. Daha önce ilkel olan yaşam standartları bölgeye akın edenler sayesinde çok ilerlemiş, bu da eyaletin oldukça gelişmesine sebep olmuştur.

İlk altının bulunduğu arazinin sahibi John Sutter, arazisi çalışanları ve göç edenler tarafından talan edildikten sonra biriken borçları sebebiyle araziyi oğluna devretmek zorunda kaldı. Oğlu da bu araziyi günümüzde Sacramento olarak bildiğimiz yerleşim yeri haline getirdi. Sutter Sr., bu yeni kurulacak kasabaya kendi adının verilmesini istiyordu ama uğraşacağı çok önemli dertleri vardı. Neredeyse iflasın eşiğine geldiğinde ise ABD hükümetinin kendisinin mali kayıplarını karşılaması için on yıllarca süren bir kampanya başlattı. Binlerce insan kendi arazisi üzerinden zengin olurken Sutter emekli olarak Pennsylvania’ya yerleşti ve burada öldü.

Altının yoğun olarak arandığı bölgeler, altın tükendikten sonra hayalet kasabalara döndüler. Kaliforniya’da gerçekleşen Altına Hücum, en hareketli dönemini 1852 yılında geçirdi ve 1855 yılında tamamen bitti.

Favorilerinize başarıyla eklendi.

Tamam